Cumhuriyet’ten Hakan Fidan’a destek: İktidar medyası sabote ediyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “tek Çin, çok kutupluluk, yeni düzen, küresel faciaya karşı güçlü Çin, BRICS” mesajlarını görmeyen AKP medyası, tersine bir gün sonra manşetten Fidan’a ““Çin’in sessiz istilası” yanıt verdi. Cumhuriyet gazetesinden Mehmet Ali Güller de bu durumu bugünkü köşesine taşıdı.

Güller’in yazısı şu şekilde:

“Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “tek Çin, çok kutupluluk, yeni düzen, küresel faciaya karşı güçlü Çin, BRICS” mesajlarını görmeyen AKP medyası, tersine bir gün sonra manşetten Fidan’a yanıt verdi: “Çin’in sessiz istilası”.

Yani Fidan’ın anlattığı Çin’i değil, ABD’nin Çin hakkında yaptığı değerlendirmeleri haber yaptılar; Fidan’a da “öyle değil böyle” yanıtını verdiler.

Bunun adı “Yeni Şafak’ın Fidan’a yanıtı” ya da başlıkta ifade ettiğimiz gibi “Fidan’a Şafak operasyonu”dur!

TÜRK-İSLAM SENTEZİNİN YANSIMASI

Fidan’ın mesajlarını “Fidan: tek Çin, çok kutup” başlıklı makalemde yazdım, yinelemeyeyim. Çok önemli mesajlardı ama ne olduysa AKP’ye yakın medya görmedi ya da farklı açıyla gördü. Örneğin Yeni Şafak ve Sabah gibi gazeteler, manşet değerindeki Fidan’ın Türkiye-Çin mesajlarını yok sayıp 6 Haziran’da birinci sayfadan “Doğu Türkistan” başlıklı küçük haberler verdiler.

Oysa Çin’in “Sincian-Uygur Özerk Bölgesi” Türkiye’nin resmi literatüründe de Fidan’ın söyleminde de “Doğu Türkistan” değildir: Tıpkı Türkiye’nin bir bölgesinin de Çin’in resmi literatüründe “Kuzey Kürdistan” olmadığı gibi!

Bunu Cumhur İttifakı’nın Türk-İslam sentezi ideolojisinin gereği olarak yapıyorlar kuşkusuz. Ama belirtelim: Bu milliyetçilik değil! Günümüzde “Doğu Türkistan” diye bir yer yok, tarihin derinliklerinde olanlardan hareketle günümüzde siyaset yapamazsınız. Yapmaya kalkarsanız, kendinizle çelişkiye düşersiniz. Çünkü Göktürk Kağanlığı’nı 744’te yıkan ve Türk boylarını Batı’ya doğru süren Uygurlardır.

ATLANTİKÇİLERİN RAHATSIZLIĞI

Fidan’ın “tek Çin, çok kutup” mesajlarına sansür sadece “Doğu Türkistancılık”tan kaynaklanmıyor elbette. Fidan’ın mesajlarının yayımlanmadan önce Dışişleri-Anadolu Ajansı hattında uğradığı yolculuk, meselenin daha derin olduğuna işaret ediyor.

Şundan: Fidan’ın mesajları sadece Türkiye-Çin ilişkilerini ilgilendirmiyor, tersinden Türkiye-Atlantik ilişkilerini de ilgilendiriyor. Öyle olduğu için de Fidan’ın mesajları Türkiye’deki Atlantikçileri rahatsız etti; üstelik hem liberal kanadını hem de siyasal İslamcı kanadını…

Örneğin Fidan’ın BRICS mesajı liberal kanat tarafından şöyle yorumlandı: “Fidan BRICS’e katılmak istediğini söylemedi, ilgi duyduğunu söyledi.”

Siyasal İslamcı kanadın yorumu ise örneğin Yeni Şafak’ın 7 Haziran’da manşet unsuru olarak verdiği köşe yazısı gibiydi: “NATO üyesi Türkiye’nin BRICS’i AB’ye alternatif gördüğü doğru değil.”

ABD ARGÜMANIYLA FİDAN’A YANIT!

Kuşkusuz Doğu Türkistancılık da Türkiye’deki Atlantikçilerin politikasıdır ve ABD’nin Çin karşıtı Doğu Türkistan çizgisinin türevidir. Yani Fidan’a Şafak operasyonunun asıl nedeni Atlantikçilik ve Çin karşıtlığıdır.

Bunun gereği olarak Fidan’ın “tek Çin, çok kutup” mesajlarını sansürleyen Yeni Şafak, 7 Haziran’da “Çin’in sessiz istilası” manşetini attı. Üstelik Çin’e ticaret savaşı açan ABD’li yetkililerin argümanlarıyla: Çin küresel ekonomiyi tehdit ediyormuş, Çin bazı ülkeleri sessizce ve derinden işgal ediyormuş, Çinli firmalar girdiği ülkelerde “para yakma” stratejisiyle yerel rakiplerini bitiriyorlarmış vb.

Yani Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Çin’e dair hangi olumlulukları dile getirdiyse Yeni Şafak ertesi gün ABD’nin argümanlarıyla tersini iddia etti!

Özetle ABD’yle “yeni sayfa” açmak isteyen liberalinden siyasal İslamcısına Atlantikçi kanat, hem Türkiye-Rusya ilişkilerini hem de gelişme potansiyeli taşıyan Türkiye-Çin ilişkilerini sabote ediyor.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir